22 Haziran 2015 Pazartesi

Babaannem Derdi Ki...


Babaannem derdi ki:

"Yarini, yarenini iyi seç kızım...
İtle yatan bitle kalkar...

Gerekirse yalnızlıktan korkma,
sadece kendine tıngırdat yaşamın telini...
Dostun postu eskimez de
ederinden fazla değer verdiğin
yüzünün astarını
çabuk yırtar..."

MERAL DEMİR
S/ÖĞÜT-Babaannem Derdi ki isimli kitabından
İkinci Adam Yayınları



Üstteki satırlara, geçtiğimiz Cuma günü Facebook'ta Yediveren Yayınları'nın sayfasında gezerken denk geldim. O Link burada... Öyle garip ve öyle anlamlı geldi ki bu satırlar, bende alıp not etmiştim buraya. Aklıma gelenleri yazacaktım ama kısmet olmadı. Şimdiye gelirsek aklımdan neler geçiyor diye; Sarıp sarmalıyor bence böyle öğütler, öncelikle içimden bu geçiyor haftanın ilk gününde...


Yalnızlıktan, yalnız kalkmaktan korkuyoruz. Yaşamın telini tıngırdatacak bir eş arıyoruz kendimize, bu empoze ediliyor gelişimizden itibaren belki de. Ya da bir kuş kadar hür olmaktan korkuyoruz; mutlu olmak da, özgür olmak da korkutuyor bazen bizi. Nedenini bilmiyorum, bazen ben bile korkuyorum. Birine bağlı olmamak garip geliyor, çünkü tutunacak bir dala mutlaka ihtiyaç duymalıymışız gibi; garip hisler içine giriyoruz çoğu zaman... Oysa yalnız doğuyoruz, bir bedende tek ruhla yaşıyoruz ve yalnız ölüyoruz...

Babaannem Derdi ki; bir kitapmış ve üstteki satırları okuduğumdan itibaren okumak için heveslendiğim bir kitap oldu kendisi. Her öğüdü değil de, bazı öğütleri almak istiyor bazen insan. Öğütler o kadar da kötü değil kimi zaman. Bundan 6-7 sene önce Susanna Tamaro'nun Yüreğinin Götürdüğü Yere Git kitabını okumuştum. O kitapta da, bir babaannenin torununa yazdığı mektuplar vardı. Hoşuma gitmişti, yaşanmışlıklardan gelen olgun öğütler. Yüreğimin Sesini Dinle kitabını okumak istemiştim sonra ama kısmet olmadı henüz. Şimdi bu tarz okumak istediğim kitaplar arasına bir yenisi daha eklendi...


Öğütte sevilir mi diyeceksiniz belki. Diyorlar ki; öğütler insanın kendine gerçekleştiremediği şeylerin tavsiyesidir bazen. Bence her alanda değil bu. Bazı öğütler, samimi ve gereklidir. İnsana güç verir, yalnız olmadığını hissettirir. İyi olmalısın güçlü olmalısın demek bile, o kadar iyi hissettirir ki bazen. Çünkü farkedersiniz, kendinize söyleyebildiğiniz bir işe yaramaz bu kimi zaman. Bazı zamanlar gelir, "şu an iyi olmamam gerek" diye hissedersiniz. İşte o anlar da, asıl ihtiyacınız olan tek bir öğüttür...

Böyle öğütlere ihtiyacım var; kitaplardan, hayattan, dostlarımdan. Ve öyle kişiler iyi ki var. Ne kötü hissettiriyorlar, ne de yalnız... Sadece ve sadece, dünya üzerinde yalnız da olsa güçlü olabileceğini hissettirir. Yalnız olmak bana göre kimsesiz olmak değildir, bir dostunun veya bir irtibat kurabileceğin kimsen bile olamamasıdır. Ben ailemin de dostlarımın da beni öğütleriyle güçlü tutturmalarından mutluyum. İyi değildim dün biraz, ama şimdi iyiyim. 

Sabaha uyandığımda nasıl uyuduğumu ve nasıl uyandığımı anlamlandıramadığım, ama gönlünden geçenleri ben sakinleşince ve daha iyi olunca okuyabilmem için yazan biri vardı; telefonlarımın bildirimlerinde gördüğüm. O kişi ve böyle kişiler iyi ki var. İyiyim ve daha iyi olacağım dedirtebiliyor. Güçlüyüm ama daha güçlü olabileceğim diye hissettirebiliyor. Allahım eksikliğini vermesin dostlarımızın, yalnızlığımıza da kendimize de sabır edemediğimiz zamanlarda bize sabreden dostlarımızın... 

Sevgiler, mutlu haftalar.. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder